erleben
Çeviri
deneyimlemek, yaşamak, görmek
Örnekler
Ich habe auf meiner Reise viel erlebt.
Seyahatimde çok şey yaşadım.
Er hat den Fall der Mauer miterlebt.
Duvar'ın yıkılışına tanık oldu.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şey yaşamak Korkunç bir şey yaşadım.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: erfahren, durchmachen
Etimoloji
'er-' ön eki (tamamlanma, ulaşma) + 'leben' (yaşamak). Yani bir şeyi 'yaşayarak geçirmek'.
Hafıza İpuçları
'er-' ekinin, 'leben' (yaşamak) fiilini somut bir 'deneyim' haline getirdiğini düşünün.