Nomen

der Hörer

dinleyici, ahize, misafir öğrenci

Der Radiosender hat viele Hörer.

Radyo istasyonunun çok sayıda dinleyicisi var.

Er legte den Hörer auf.

Ahizeyi kapattı.

Der Professor sprach zu seinen Hörern.

Profesör dinleyicilerine konuştu.

der Hörer (yalın hâl) 'dinleyici' özne olarak Der Hörer ist aufmerksam.

den Hörer (-i hâli) 'ahize' nesne olarak Ahizeyi kapattı.

Eş anlamlılar: Zuhörer (dinleyici), Rezipient (alıcı); Zıt anlamlılar: Sprecher (konuşmacı)

'hören' (duymak, dinlemek) fiilinden '-er' ekiyle türetilmiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'duyan kişi' veya 'duyma aleti'.

Radyoyu 'dinleyen' (hören) kişiyi veya telefonda duymak için kullanılan 'ahizeyi' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.