die Präsenz
Çeviri
mevcudiyet, varlık, hazır bulunma
Örnekler
Seine Präsenz im Raum war deutlich spürbar.
Odadaki varlığı açıkça hissediliyordu.
Für diesen Kurs gilt Präsenzpflicht.
Bu ders için devam zorunluluğu vardır.
Dilbilgisi Kalıpları
((birinin/bir şeyin)) ((varlığı)) birinin/bir şeyin varlığı Die Präsenz des Direktors war wichtig.
((varlık göstermek)) varlık göstermek Der Politiker muss mehr Präsenz zeigen.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: Anwesenheit (bulunma), Gegenwart (varlık); Zıt anlamlılar: Abwesenheit (yokluk), Absenz (yokluk)
Etimoloji
Latince 'praesentia' (mevcudiyet) kelimesinden gelir, 'prae-' (önce) ve 'esse' (olmak) köklerinden oluşur.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'presence' kelimesiyle doğrudan kökteştir. Bir 'prezantasyon' (sunum) yaparken 'prezans'a (varlığa) sahip olmanız gerektiğini düşünün.