Adjektiv

angrenzend

bitişik, komşu, sınırdaş

Das angrenzende Grundstück gehört uns.

Bitişikteki arsa bize ait.

Die angrenzenden Länder haben gute Beziehungen.

Sınırdaş ülkelerin iyi ilişkileri var.

((yüklem)) ((an+4)) bir şeye bitişik olmak Arsa parka bitişiktir.

Eş anlamlılar: benachbart (komşu), anliegend (bitişik)

'an' (üzerinde, -de) ve 'Grenze' (sınır) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'sınırda olan' demektir.

Bir 'Grenze' (sınır) ve onun 'an' (üzerinde) olan bir şeyi düşünün. Bu 'angrenzend'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.