Nomen

die Stelle

yer, iş, konum, nokta

An deiner Stelle würde ich gehen.

Senin yerinde olsam giderdim.

Wir treffen uns an der gleichen Stelle.

Aynı yerde buluşuyoruz.

Sie hat eine neue Stelle gefunden.

O yeni bir iş buldu.

((an j-s Stelle)) birinin yerinde An deiner Stelle würde ich das nicht tun.

((an Ort und Stelle)) yerinde / olay yerinde Wir müssen das an Ort und Stelle entscheiden.

((eine Stelle als ...)) ... olarak bir iş Sie sucht eine Stelle als Lehrerin.

Eş anlamlılar: yer, konum, iş

'stellen' (koymak) fiilinden türemiştir. Bir şeyin durduğu yer.

'Stall' (ahır) veya 'install' (kurmak) kelimelerini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.