beschränken
Çeviri
sınırlamak, kısıtlamak, azaltmak
Örnekler
Wir müssen die Kosten beschränken.
Maliyetleri sınırlamamız gerekiyor.
Ich beschränke mich auf das Nötigste.
Kendimi en gerekli olanla sınırlıyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) ((bir şeye)) bir şeyi bir şeye sınırlamak Katılımcı sayısını yirmi ile sınırlıyoruz.
kendini ((bir şeye)) kendini bir şeyle sınırlamak Kendisini günde bir fincan kahve ile sınırlıyor.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'be-' öneki (bir şeyi oldurmak) ve 'Schrank' (dolap) ile ilgili olan 'schränken' (engel koymak) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla, bir şeyin etrafına bir engel koymak.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin alanını 'beschränken' (sınırlamak) için onu bir 'Schrank' (dolap) içine koyduğunuzu düşünün.