Verb

besprechen

görüşmek, tartışmak, eleştirmek

Wir müssen das Problem besprechen.

Sorunu görüşmemiz gerekiyor.

Er bespricht das Buch im Radio.

Kitabı radyoda eleştiriyor.

Lass uns das morgen besprechen.

Bunu yarın konuşalım.

((et4)) ((ile+3)) (bir şeyi) (biriyle) görüşmek Sorunu patronla görüşmemiz gerekiyor.

((et4)) (bir şeyi) eleştirmek Yeni kitabı eleştiriyor.

Eş anlamlılar: diskutieren, erörtern; Zıt anlamlılar: schweigen (susmak)

'be-' öneki (bir şey hakkında) + 'sprechen' (konuşmak). Bir konu 'hakkında konuşmak' anlamına gelir.

Bir konu 'hakkında' (be-) 'konuşursunuz' (sprechen). Bu, bir 'Besprechung' (toplantı) sırasında yaptığınız eylemin fiilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.