Adjektiv

fassbar

anlaşılır, kavranabilir, somut, elle tutulur

Das ist ein fassbares Ergebnis.

Bu somut bir sonuç.

Seine Freude war fast fassbar.

Sevinci neredeyse elle tutulur gibiydi.

Können Sie das in fassbare Worte kleiden?

Bunu anlaşılır kelimelerle ifade edebilir misiniz?

((bir şey)) somut/anlaşılır olmak Bu somut bir sonuç.

Eş anlamlılar: greifbar, verständlich; Zıt anlamlılar: unfassbar, abstrakt

'fassen' (tutmak, kavramak) fiili + '-bar' (-ebilir) eki. Kelimenin tam anlamıyla 'kavranabilir'.

Fiziksel olarak elinizle 'fassen' (tutabileceğiniz) bir şey hayal edin, bu onu somut yapar. Bu kavram, zihninizle 'kavrayabileceğiniz' fikirler için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.