gefüllt
Çeviri
dolu, doldurulmuş
Örnekler
Die Flasche ist mit Wasser gefüllt.
Şişe su ile dolu.
Ich esse einen gefüllten Paprika.
Doldurulmuş bir biber yiyorum.
Der Saal war bis auf den letzten Platz gefüllt.
Salon son koltuğuna kadar doluydu.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) ((ile)) gefüllt olmak bir şey bir şey ile dolu olmak Kutu kitaplarla gefüllt.
bir gefüllt ((isim)) doldurulmuş bir (isim) Ben gefüllt bir kruvasan istiyorum.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: voll; Zıt anlamlılar: leer
Etimoloji
'füllen' (doldurmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. İngilizce 'fill' kelimesiyle kökteştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'filled' kelimesine çok benziyor. Sadece geçmiş zaman ortacı için 'ge-' ön ekini hatırlayın.