Verb

leuchten

parlamak, ışıldamak, aydınlatmak

Die Sterne leuchten am Himmel.

Yıldızlar gökyüzünde parlıyor.

Seine Augen leuchteten vor Freude.

Gözleri sevinçle parladı.

Kannst du mir bitte leuchten?

Bana ışık tutabilir misin lütfen?

leuchten parlamak Die Sterne leuchten am Himmel.

leuchten ((...ile.dat)) ...ile parlamak Gözleri sevinçle leuchteten.

((birine.dat)) leuchten birine ışık tutmak Bana ışık tutabilir misin lütfen?

Eş anlamlılar: scheinen, strahlen, glänzen

Eski Yüksek Almanca 'liuhten' kelimesinden gelir, 'Licht' (ışık) ile ilgilidir.

Almanca 'ışık' anlamına gelen 'Licht' kelimesiyle bağdaştırın. 'Licht' olan bir şey 'leuchten' yapabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.