Adjektiv

repräsentativ

temsili, tipik, gösterişli

Die Umfrage ist repräsentativ für die Bevölkerung.

Anket nüfusu temsil ediyor.

Er wohnt in einem repräsentativen Haus.

Gösterişli bir evde yaşıyor.

((für+4)) ... sein bir şey için temsili olmak Bu çalışma gençler için temsilidir.

Eşanlamlılar: tipik, karakteristik; Karşıtanlamlılar: atipik, tipik olmayan

Latince 'repraesentare' (sunmak, göstermek) kelimesinden gelir. İngilizce 'representative' ile kökteştir.

Halkı 'temsil eden' (repräsentieren) bir 'temsilci' (Repräsentant) düşünün. Bu kişi 'temsili' (repräsentativ) bir figürdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.