Adjektiv

stehend

ayakta, duran, durgun

Wir hatten nur stehende Plätze.

Sadece ayakta duracak yerimiz vardı.

Das Wasser im Teich ist stehend.

Göldeki su durgun.

Er wurde mit stehenden Ovationen gefeiert.

Ayakta alkışlanarak kutlandı.

((bir isimden önce sıfat olarak)) duran. Bu durgun bir su.

Eş anlamlılar: dik; Zıt anlamlılar: yatan (liegend), oturan (sitzend)

'stehen' (ayakta durmak) fiilinin sıfat-fiil halidir. '-end' eki sıfat-fiil yapar.

Bir kişinin hareketsiz 'ayakta durduğunu' hayal edin. 'stehend' kelimesinin temel imajı budur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.