Adjektiv

bewusst

bilinçli, farkında, kasıtlı

Ich bin mir des Risikos bewusst.

Riskin farkındayım.

Er hat das ganz bewusst getan.

Bunu tamamen bilerek yaptı.

Wir müssen bewusster leben.

Daha bilinçli yaşamalıyız.

((bir şeyin)) farkında olmak Ich bin mir der Gefahr bewusst.

((bir şeyi)) bilerek yapmak Er hat den Fehler bewusst gemacht.

Eş anlamlı: kasıtlı; Zıt anlamlı: unbewusst

be- + wissen (bilmek) fiilinden; gewusst (bilinen) ile ilişkili

'Wissen' (bilmek) kelimesinden türediğini hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.