Adjektiv

unverzichtbar

vazgeçilmez, elzem, gerekli

Gute Kommunikation ist unverzichtbar für den Erfolg.

İyi iletişim başarı için vazgeçilmezdir.

Er ist ein unverzichtbarer Teil des Teams.

O, takımın vazgeçilmez bir parçasıdır.

((et4 için)) vazgeçilmez olmak Bu uygulama işim için vazgeçilmez.

Eş anlamlılar: essenziell, unerlässlich; Zıt anlamlılar: verzichtbar, gereksiz

un- (olumsuzluk) ön eki + verzichtbar (vazgeçilebilir) kelimesinden gelir. verzichten (vazgeçmek) fiilinden türemiştir. Yani 'vazgeçilemez'.

Telefonunuz veya kahveniz gibi 'vazgeçemeyeceğiniz' (verzichten) bir şeyi düşünün. O şey 'unverzichtbar'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.