Adjektiv

überlebend

hayatta kalan, sağ kalan

Der überlebende Passagier erzählte seine Geschichte.

Hayatta kalan yolcu hikayesini anlattı.

Es gibt nur wenige überlebende Zeugen.

Hayatta kalan sadece birkaç tanık var.

((niteleme)) isimden önce sıfat olarak hayatta kalan tanık (der überlebende Zeuge)

canlı, sağ

'überleben' (hayatta kalmak) fiilinin sıfat-fiil hali. 'über-' (üstesinden gelmek, aşmak) + 'leben' (yaşamak). Bir tehlikenin 'üstesinden gelip yaşamak'.

Bir felaketin 'üzerinden' (über) gelip 'yaşamaya' (leben) devam eden birini düşünün. O kişi 'überlebend'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.