die Szene
Çeviri
sahne, olay, ortam, rezalet
Örnekler
Die erste Szene spielt in Berlin.
İlk sahne Berlin'de geçiyor.
Er machte eine große Szene.
Büyük bir olay (sahne) çıkardı.
Sie kennt sich in der Musikszene aus.
Müzik piyasasını (sahnesini) iyi biliyor.
Der Regisseur wiederholt die Szene.
Yönetmen sahneyi tekrarlıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((olay/sahne)) ((çıkarmak)) olay/sahne çıkarmak Er macht ihr eine Szene.
((piyasada/ortamda)) piyasada/ortamda Er ist bekannt in der Szene.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlı: perde, ortam
Etimoloji
Yunanca 'skene' (çadır, sahne) kelimesinden.
Hafıza İpuçları
Türkçedeki 'sahne' ile aynı. Hem tiyatro hem de 'olay çıkarmak' anlamında.