Adverb

lediglich

sadece, yalnızca, sırf

Ich wollte lediglich helfen.

Sadece yardım etmek istedim.

Das ist lediglich ein Vorschlag.

Bu sadece bir öneri.

Es waren lediglich fünf Leute da.

Orada sadece beş kişi vardı.

((et4/et3)) sadece Das ist lediglich ein Test.

((Nummer)) sadece (miktar) Es kostet lediglich 5 Euro.

Eş anlamlı: nur, bloß

'Ledig' (boş, serbest) + '-lich'.

'Nur' kelimesinin daha resmi hali.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.