Nomen

das Geflüster

fısıltı, fısıldaşma

Ich hörte ein leises Geflüster im Nebenzimmer.

Yan odadan hafif bir fısıltı duydum.

Das ständige Geflüster machte sie nervös.

Sürekli fısıldaşma onu gerginleştirdi.

((das)) Geflüster fısıltı Hafif bir fısıltı duydum.

Eş anlamlılar: das Flüstern, das Getuschel; Zıt anlamlılar: der Schrei, der Lärm

'Fısıldamak' anlamına gelen 'flüstern' fiilinden, topluluk bildiren 'Ge-' önekiyle türetilmiştir.

'Ge-' öneki genellikle bir topluluk belirtir. 'Fısıltılar topluluğu' olarak düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.