die Gewohnheit
Çeviri
alışkanlık, adet
Örnekler
Früh aufstehen ist eine gute Gewohnheit.
Erken kalkmak iyi bir alışkanlıktır.
Er tat es aus reiner Gewohnheit.
Bunu tamamen alışkanlıktan yaptı.
Man kann eine schlechte Gewohnheit ablegen.
Kötü bir alışkanlık bırakılabilir.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) alışkanlık haline getirmek Er hat es sich zur Gewohnheit gemacht, früh aufzustehen.
alışkanlıktan ((bir şeyi)) yapmak Sie trinkt Kaffee nur aus Gewohnheit.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'gewohnt' (alışkın) kelimesinden gelir, bu da 'wohnen' (yaşamak, ikamet etmek) kelimesinden türemiştir. Alışkanlık, insanın 'birlikte yaşadığı' bir şeydir.
Hafıza İpuçları
Bunu 'wohnen' (yaşamak) ile ilişkilendirin. 'Gewohnheit', sizinle birlikte 'yaşayan' bir davranış biçimidir.