Adjektiv

gläubig

dindar, inançlı

Sie ist eine gläubige Christin.

O, dindar bir Hristiyan.

Er führt ein sehr gläubiges Leben.

Çok dindar bir hayat sürüyor.

dindar olmak dindar olmak Ailesi çok dindar. Seine Eltern sind sehr gläubig.

Eş anlamlılar: fromm (dindar), religiös (dini); Zıt anlamlılar: ungläubig (inançsız)

'der Glaube' (inanç) isminden '-ig' sıfat yapım ekiyle türetilmiştir.

'glauben' (inanmak) fiiliyle doğrudan bağlantılıdır. 'glaubt' (inanan) bir kişi 'gläubig'dir (dindar).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.