verb

release

serbest bırakmak, yayınlamak, piyasaya sürmek, salmak

The band will release their new album next month.

Grup yeni albümünü gelecek ay çıkaracak.

He was released from prison after ten years.

On yıl sonra hapisten çıktı.

She released his hand and stepped back.

Elini bıraktı ve geri çekildi.

The factory releases chemicals into the river.

Fabrika nehre kimyasal salıyor.

((bir şeyi)) yayınlamak/piyasaya sürmek Grup yeni albümünü çıkaracak.

((birini)) ((bir yerden)) serbest bırakmak Hapisten serbest bırakıldı.

Eş anlamlılar: free, publish, launch; Zıt anlamlılar: hold, confine, suppress

're-' (tekrar, geri) ve Eski Fransızca 'laissier' (bırakmak) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'geri bırakmak'.

Bir kuşu kafesinden 'tekrar serbest bırakmak' (re-lease) gibi düşünün – onu tekrar salıvermek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.