adjective

reluctant

isteksiz, gönülsüz, tereddütlü

He was reluctant to leave.

Ayrılmakta isteksizdi.

She gave a reluctant smile.

İsteksizce gülümsedi.

((olmak)) reluctant ((to-inf)) (bir şeyi) yapmaya isteksiz olmak He was reluctant to leave.

bir reluctant ((isim)) isteksiz bir (isim) She gave a reluctant smile.

Eş anlamlılar: unwilling, hesitant; Zıt anlamlılar: willing, eager

Latince 're-' (karşı) + 'luctari' (mücadele etmek) kelimelerinden gelir. Asıl anlamı 'karşı mücadele etmek'tir.

Bir şeyi yapmaya karşı ('re-') mücadele eden ('luctari') birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.