verb

remain

kalmak

Only two minutes remain in the game.

Maçta sadece iki dakika kaldı.

Please remain seated until the bus stops.

Otobüs durana kadar lütfen oturun.

He remained silent after the question.

Sorudan sonra sessiz kaldı.

remain + <sıfat/isim> (... olarak kalmak) He remained silent after the question.

remain + <yerde> (bir yerde kalmak) Please remain in your seats.

Eş anlamlılar: kalmak, durmak; Zıt anlamlılar: ayrılmak, gitmek

Latince 're-' (geri) + 'manere' (kalmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'geride kalmak'tır.

'main' (ana) kısmın 're-mains' (kaldığını) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.