verb

repel

püskürtmek, defetmek, iğrendirmek

The army repelled the attack.

Ordu saldırıyı püskürttü.

The two magnets repel each other.

İki mıknatıs birbirini iter.

His arrogance repels many people.

Onun kibri birçok insanı itiyor.

((bir şeyi/birini)) (bir şeyi/birini) püskürtmek veya iğrendirmek Kale duvarları istilacıları püskürtmek için inşa edilmişti.

Synonyms: drive back, push away, disgust; Antonyms: attract, charm

Latince 'repellere'den gelir, re- 'geri' + pellere 'sürmek'. Kelimenin tam anlamıyla 'geri sürmek'.

Böcekleri 'püskürten' veya uzaklaştıran böcek 'kovucu' ('repellent') spreyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.