adjective

audacious

cüretkar, cesur, gözü pek

He made an audacious attempt to climb the mountain.

Dağa tırmanmak için cüretkar bir girişimde bulundu.

It was an audacious claim to be the best.

En iyi olduğunu iddia etmek cüretkar bir iddiaydı.

((cüretkar bir + isim)) cüretkar bir (...) Dağa tırmanmak için cüretkar bir girişimde bulundu.

Eş anlamlılar: bold, daring, brave; Zıt anlamlılar: timid, cautious

Latince 'audax' (cesur) kelimesinden, 'audere' (cüret etmek) fiilinden gelir.

Cesur bir şey yapma 'audacity'sine (cüretine) sahip birini düşünün. Olumlu (cesur) veya olumsuz (kaba) olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.