righteous
Çeviri
adil, doğru, erdemli, haklı
Örnekler
He was a righteous and honest man.
O, adil ve dürüst bir adamdı.
She felt a sense of righteous anger.
Haklı bir öfke hissetti.
Dilbilgisi Kalıpları
a righteous ((isim)) ahlaken iyi bir kişi He was a righteous and honest man.
righteous ((isim)) haklı bir duygu She felt a sense of righteous anger.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: virtuous, moral, upright, just; Zıt anlamlılar: wicked, sinful, unjust.
Etimoloji
Eski İngilizce'deki 'riht' (doğru) + 'wis' (yol, tarz) kelimelerinden oluşan 'rihtwis'ten gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'doğru yol'.
Hafıza İpuçları
'Righteous' (adil) olan biri her zaman 'doğru' (right) yolu izler.