verb

rise

yükselmek, artmak, kalkmak, doğmak

The sun will rise at 6 a.m.

Güneş sabah 6'da doğacak.

Prices are expected to rise again.

Fiyatların tekrar yükselmesi bekleniyor.

He rose from his chair to greet us.

Bizi selamlamak için sandalyesinden kalktı.

((subject)) rises (özne) yükselir, doğar yukarı gitmek veya yukarı doğru hareket etmek Güneş doğudan doğar.

((sb.)) rises from ((sth.)) (biri) (bir yerden) kalkar Oturduğu yerden kalktı.

Eş anlamlılar: ascend, increase, climb; Zıt anlamlılar: fall, drop, set (güneş için).

Eski İngilizce'de 'oturur veya yatar pozisyondan kalkmak' anlamına gelen 'risan' kelimesinden türemiştir.

'rise' geçişsizdir (kendi kendine olur, örn. 'The sun rises'), 'raise' ise geçişlidir (bir şeye yaparsınız, örn. 'You raise your hand'). Bunu unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.