verb

roast

fırında kızartmak, kavurmak, alay etmek

I will roast the chicken for dinner.

Akşam yemeği için tavuğu fırında kızartacağım.

They roasted him for his terrible decision.

Korkunç kararı yüzünden onu fena halde eleştirdiler.

((sth.)) (bir şeyi) fırında kızartmak/kavurmak Kahve çekirdeklerini kendim kavurmayı severim.

((sb.)) ((for sth.)) (birini) (bir şey için) fena halde eleştirmek Basın, skandal nedeniyle politikacıyı fena halde eleştirdi.

Synonyms: bake, grill, broil; criticise, ridicule (fırında pişirmek, ızgara yapmak; eleştirmek, alay etmek)

Eski Fransızca'daki 'rostir' (kızartmak) kelimesinden gelir ve Cermen kökenlidir.

Eti 'kızartmak' için kullanılan bir fırının 'ısısını' sert eleştirinin 'ateşiyle' ilişkilendirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.