adjective

rude

kaba, nezaketsiz

It's rude to talk with your mouth full.

Ağzın doluyken konuşmak kabadır.

He made a rude comment about her dress.

Elbisesi hakkında kaba bir yorum yaptı.

I had a rude awakening this morning.

Bu sabah acı bir şekilde uyandım.

((birine)) kaba ((davranmak)) birine kaba davranmak He was very rude to the waitress.

((-mek)) kaba ((olmak)) bir şey yapmak kabadır It is rude to stare at people.

Eş anlamlılar: impolite, discourteous; Zıt anlamlılar: polite, courteous

Latince 'ham, işlenmemiş, kaba' anlamına gelen 'rudis' kelimesinden gelir.

'Ham' veya inceliksiz davranışları olan birini düşünün. Onlar 'rude' (kaba)'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.