noun

rumour

söylenti, dedikodu

I heard a rumour that she is leaving.

Ayrıldığına dair bir söylenti duydum.

Don't spread that rumour; it isn't true.

O söylentiyi yayma; doğru değil.

a rumour that... ... diye bir söylenti There's a rumour that the company is closing.

a rumour about (sb./sth.) (biri/bir şey) hakkında bir söylenti She started a rumour about him.

Eş anlamlılar: gossip, hearsay, story, talk

Eski Fransızca 'rumor' kelimesinden, o da Latince 'gürültü, söylenti' anlamına gelen 'rumor' kelimesinden gelmektedir.

İngiliz yazımında 'colour' gibi 'ou' bulunur. Amerikan yazımı 'rumor' şeklindedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.