noun

sally

huruc, çıkış, ani saldırı, nükte

The defenders made a sally against the besiegers.

Savunmacılar kuşatanlara karşı bir huruç hareketi yaptı.

He made a witty sally at his friend's expense.

Arkadaşının aleyhine esprili bir nükte yaptı.

bir huruç (birine/bir şeye karşı) düşmana ani bir saldırı The defenders made a sally against the besiegers.

Eş anlamlılar: huruç, çıkış, nükte, espri

Fransızca 'saillir' (sıçramak) kelimesinden, o da Latince 'salire' (sıçramak) kelimesinden gelir. Fikir, 'dışarı sıçramak'tır.

Askerlerin bir kaleden 'sallying' (huruc) yaparak dışarı fırladığını hayal edin. Veya birinin ağzından 'fırlayan' esprili bir sözü düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.