noun

scandal

skandal, rezalet

The political scandal shocked the nation.

Siyasi skandal ulusu şok etti.

It would cause a scandal if they were discovered.

Eğer ortaya çıksalardı bu bir skandala neden olurdu.

((bir skandal)) ((içeren sb./sth.)) birini/bir şeyi içeren bir skandal It was a scandal involving a famous actor.

((skandala)) ((neden olmak)) skandal yaratmak His affair caused a huge scandal.

Eş anlamlılar: rezalet, kepazelik, tartışma; Zıt anlamlılar: onur, övgü

Yunanca 'tuzak' veya 'tökezleme taşı' anlamına gelen 'skandalon' kelimesinden gelir.

Tanınmış bir kişinin bir 'tökezleme taşı'na takılıp bir 'skandala' düştüğünü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.