noun

scope

kapsam, alan, fırsat, olanak

That is outside the scope of this project.

Bu, bu projenin kapsamı dışındadır.

The job offers scope for promotion.

İş, terfi için fırsat sunuyor.

((bir şeyin kapsamı)) bir şeyin menzili That is outside the scope of this project.

((bir şey için fırsat)) bir şey için imkan The job offers scope for promotion.

Eşanlamlılar: menzil, kapsam, boyut, fırsat.

Yunanca 'hedef' veya 'gözetleyici' anlamına gelen 'skopos'tan gelir. TeleSKOP'u düşünün.

Bir teleskoptan baktığınızı hayal edin. Görebildiğiniz alan, görüşünüzün 'kapsamıdır'. Bu, bir projenin 'kapsamı' ile ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.