verb

separate

ayırmak, bölmek, ayrılmak

Can you separate the whites from the yolks?

Yumurtanın akını sarısından ayırabilir misin?

The parents decided to separate.

Ebeveynler ayrılmaya karar verdi.

A fence separates the two gardens.

İki bahçeyi bir çit ayırıyor.

((sth.)) ((from sth.)) bir şeyi parçalara ayırmak Can you separate the whites from the yolks?

((sb.)) çift olarak birlikte yaşamayı bırakmak The parents decided to separate.

((sth.)) ((sth.)) iki şeyin arasında olmak ve onları ayrı tutmak A fence separates the two gardens.

Eş anlamlılar: divide, split, detach; Zıt anlamlılar: join, unite, connect

Latince 'separare' kelimesinden, 'se-' (ayrı) ve 'parare' (hazırlamak, düzenlemek) kelimelerinden oluşur.

'se-' öneki 'ayrı' anlamına gelir. Ayrı parçalar oluşturmayı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.