verb

set

koymak, ayarlamak, kurmak, belirlemek

She set the vase on the table.

Vazoyu masanın üzerine koydu.

I need to set my alarm for 6 am.

Alarmımı sabah 6'ya kurmam gerekiyor.

They set a date for the wedding.

Düğün için bir tarih belirlediler.

The sun sets in the west.

Güneş batıdan batar.

((bir şeyi)) ((bir yere)) (bir şeyi) belirli bir yere koymak She set the vase on the table.

((bir şeyi)) ((bir şeye)) bir cihazı ayarlamak I need to set my alarm for 6 am.

((bir şeyi)) (bir şeye) karar vermek veya belirlemek They set a date for the wedding.

(güneş, ay vb. için) batmak The sun sets in the west.

Eş anlamlılar: put (koymak), place (yerleştirmek), establish (kurmak), arrange (düzenlemek)

Eski İngilizce'de 'oturtmak' anlamına gelen 'settan' kelimesinden gelir ve 'sittan' (oturmak) ile ilişkilidir.

Masayı 'kurmayı' (to set the table) düşünün - her şeyi yerine koyarsınız. Çekimleri kolaydır: set, set, set.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.