verb

shave

tıraş olmak, tıraş etmek, yontmak, azaltmak

He shaves every morning.

Her sabah tıraş olur.

She shaved her legs.

Bacaklarını tıraş etti.

The carpenter shaved a thin layer off the wood.

Marangoz ahşaptan ince bir tabaka yonttu.

They shaved a few seconds off the record time.

Rekor süresinden birkaç saniye kıstılar.

tıraş olmak Her sabah tıraş olur.

((bir yeri)) tıraş etmek Bacaklarını tıraş etti.

((bir şeyi)) ((bir şeyden)) yontmak Marangoz ahşaptan ince bir tabaka yonttu.

((bir şeyi)) ((bir şeyden)) kısmak Rekor süresinden birkaç saniye kıstılar.

Eş anlamlılar: trim (kırpmak), cut (kesmek), pare (soymak)

Eski İngilizce'deki 'kazımak' veya 'soymak' anlamına gelen 'sceafan' kelimesinden gelir.

Keskin bir bıçağın saçı veya ince bir ahşap tabakasını 'tıraş ettiğini' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.