adjective

solitary

yalnız, tek başına, ıssız

He led a solitary life in the mountains.

Dağlarda yalnız bir hayat sürdü.

A solitary figure walked along the beach.

Sahil boyunca yalnız bir silüet yürüyordu.

((a solitary + isim)) yalnız bir ... A solitary tree stood on the hill.

Eş anlamlılar: alone, isolated, remote; Zıt anlamlılar: sociable, gregarious

Latince 'yalnız' anlamına gelen 'solus' kelimesinden gelir.

'Solo' kelimesini düşünün. 'Solitary' bir kişi 'solo' olmayı sever.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.