verb

sort

ayırmak, sınıflandırmak, çözmek

Can you sort these papers for me?

Bu kağıtları benim için ayırabilir misin?

We need to sort out this problem.

Bu sorunu çözmemiz gerekiyor.

to sort ((sth.)) (bir şeyi) ayırmak, sınıflandırmak She sorted the books by author.

to sort ((sth.)) ((into sth.)) (bir şeyi) (bir şeye) ayırmak He sorted the mail into two piles.

to sort out ((sth.)) (bir sorunu) çözmek I need to sort out my finances.

Eş anlamlılar: arrange (düzenlemek), classify (sınıflandırmak), organize (organize etmek)

Latince 'sors' (kura, kader, pay) kelimesinden gelir. Fiil, nesneleri kendi 'paylarına' veya kategorilerine atama fikrinden gelişmiştir.

Çoraplarınızı çiftlerine göre 'ayırdığınızı' (sorting) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.