noun

spine

omurga, belkemiği, kitap sırtı, diken

The doctor examined the patient's spine.

Doktor hastanın omurgasını muayene etti.

The title is printed on the spine of the book.

Başlık kitabın sırtına basılmıştır.

A cactus is covered in sharp spines.

Bir kaktüs keskin dikenlerle kaplıdır.

It sends shivers down my spine.

Tüylerimi diken diken ediyor.

((isim)) sırttaki kemik dizisi. He hurt his spine playing rugby.

((isim)) bir kitabın arka kısmı. The title is on the spine of the book.

((isim)) bir bitki veya hayvandaki keskin bir uç. A porcupine has sharp spines.

Eş anlamlılar: backbone, vertebral column (omurga); thorn, prickle (diken).

Latince 'diken' veya 'omurga' anlamına gelen 'spina' kelimesinden gelmektedir.

Sırtınızdan aşağı inen bir dizi 'dikenin' (spines) 'omurganızı' (spine) oluşturduğunu hayal edin. Bu, bitki ve anatomi anlamlarını birbirine bağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.