noun

spring

ilkbahar, yay, pınar, kaynak

Flowers bloom in the spring.

İlkbaharda çiçekler açar.

The mattress has broken springs.

Yatağın yayları kırık.

We drank from a mountain spring.

Bir dağ pınarından su içtik.

((in (the) spring)) ilkbaharda. I love Paris in the spring.

((a spring)) bir yay. The toy works with a spring.

((a spring)) bir pınar/kaynak. This is a natural spring.

Eş anlamlılar: (mevsim) bahar zamanı; (su kaynağı) kaynak, kuyu

Eski İngilizce'de 'sıçramak, fışkırmak' anlamına gelen 'springan' kelimesinden gelir. Bu, tüm anlamları birbirine bağlar: bitkilerin 'fışkırdığı' mevsim, geri 'sıçrayan' bir yay ve yerden 'fışkıran' su.

Temel fikir 'fışkırmak'tır. Bitkiler topraktan fışkırır, bir yay geri sıçrar ve su yeryüzünden fışkırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.