noun

springboard

sıçrama tahtası, tramplen, basamak

He dived off the springboard.

Sıçrama tahtasından daldı.

This job is a springboard to a better career.

Bu iş daha iyi bir kariyere sıçrama tahtasıdır.

((bir sıçrama tahtası)) ((bir şey)) için (bir şey) için bir başlangıç noktası This course is a springboard for a new career.

((bir sıçrama tahtası)) ((bir şeye)) (bir şeye) ulaşmanın bir yolu This job is a springboard to a better position.

Eş anlamlılar: diving board, stepping stone, launching pad

'spring' (sıçramak) ve 'board' (tahta) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime.

Sizi ileriye doğru 'sıçratan' bir tahta hayal edin, ister suya ister yeni bir fırsata. Bu imge hem gerçek hem de mecazi anlamlar için işe yarar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.