verb

startle

ürkütmek, korkutmak, şaşırtmak

The loud noise startled me.

Yüksek ses beni ürküttü.

She was startled to see him there.

Onu orada görünce irkildi.

to startle ((sb.)) (birini) ürkütmek The loud noise startled me.

to be startled to ((to-inf)) (bir şey yapınca) irkilmek She was startled to see him there.

Eş anlamlılar: surprise, shock, frighten, alarm

'sıçramak' olan eski anlamıyla 'start' ile ilgilidir. '-le' eki tekrarlayan bir eylemi gösterebilir.

Bir şey sizi korkuttuğu için aniden hareket etmeye 'başladığınızı' (start) hayal edin. Bu sizi 'ürkütür' (startle).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.