noun

stickler

kılı kırk yaran kimse, titiz kimse, prensip sahibi kimse

He's a stickler for the rules.

Kurallar konusunda kılı kırk yarar.

My boss is a stickler for punctuality.

Patronum dakiklik konusunda çok titizdir.

a stickler for ((sth.)) (sth.) konusunda kılı kırk yaran kimse He's a stickler for the rules.

Eş anlamlılar: perfectionist, purist, pedant (mükemmeliyetçi, kuralcı, ukala)

İnatla tartışmak anlamına gelen 'stickle' fiilinden gelir. 'Stickler', kurallara 'yapışan' (sticks) kişidir.

Kurallara yapıştırılmış gibi onlara 'yapışan' birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.