noun

stroke

inme, felç, vuruş, okşama

He had a stroke last year.

Geçen yıl inme geçirdi.

She won with a powerful stroke.

Güçlü bir vuruşla kazandı.

Give the cat a gentle stroke.

Kediye nazik bir okşama ver.

bir ((bir şey)) hamlesi ((bir şeyin)) ani ortaya çıkışı Bu bir şans eseriydi (a stroke of luck).

inme geçirmek tıbbi bir inme geçirmek Geçen yıl inme geçirdi.

Eş anlamlılar: seizure, blow, hit, caress; Zıt anlamlılar: yok

Eski İngilizce'deki 'strāc' (darbe, vuruş) kelimesinden gelir ve 'strīcan' (vurmak) fiiliyle ilgilidir. Tıbbi anlamı 1590'lardan kalmadır.

Bir şimşek 'darbesinin' ('stroke of lightning') beyne 'vurarak' ('striking') tıbbi bir 'inmeye' ('stroke') neden olduğunu hayal edin. Veya bir fırça 'darbesi' ('stroke') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.