stumble
Çeviri
tökezlemek, sendelemek, dili sürçmek
Örnekler
He stumbled on the uneven pavement.
Düzgün olmayan kaldırımda tökezledi.
She stumbled over her words during the speech.
Konuşma sırasında kelimeleri ağzında yuvarladı.
I stumbled across an interesting book in the shop.
Dükkanda ilginç bir kitaba rastladım.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye)) tökezlemek/takılmak takılıp düşmek. Be careful not to stumble on that step.
((kelimeleri)) ağzında gevelemek konuşurken tereddüt etmek. The nervous speaker stumbled over his words.
((bir şeye)) rastlamak şans eseri bulmak. We stumbled upon a hidden cafe.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Orta İngilizce'den, muhtemelen İskandinav kökenli, 'sendelemek' veya 'düşmek' anlamına gelen kelimelerle ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Ayaklarınızın 'takıldığını' (stuck) ve sonra bir şeyin üzerinden 'yuvarlandığınızı' (tumble) hayal edin.