adjective

subjective

öznel, sübjektif

Beauty is very subjective.

Güzellik çok özneldir.

That's just your subjective opinion.

Bu sadece senin öznel fikrin.

öznel ((bir fikir/görüş)) ((a)) subjective ((opinion/view)) Bu çok öznel bir görüş. That's a very subjective view.

öznel olmak ((to be)) subjective Sanat özneldir. Art is subjective.

Eş anlamlılar: kişisel, taraflı, bireysel; Zıt anlamlılar: objektif

'Subject' (özne) + '-ive' (sıfat yapan ek). Dış nesneden ziyade düşünen 'özne' (benlik) ile ilgilidir.

'Subjective' düşünen 'özne' (kişi) ile ilgiliyken, 'objective' hakkında düşünülen 'nesne' ile ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.