verb

suffocate

boğmak, boğulmak, nefessiz bırakmak

He tried to suffocate her with a pillow.

Onu yastıkla boğmaya çalıştı.

The room was so hot I felt I would suffocate.

Oda o kadar sıcaktı ki boğulacak gibi hissettim.

The new rules will suffocate creativity.

Yeni kurallar yaratıcılığı boğacak.

((sb.)) ((with sth.)) birini nefes almasını engelleyerek öldürmek. He tried to suffocate her with a pillow.

(geçişsiz) nefes almakta zorlanmak. The room was so hot I felt I would suffocate.

((sth.)) bir şeyin gelişmesini engellemek. The new rules will suffocate creativity.

Eş anlamlılar: boğmak, boğulmak, nefessiz bırakmak

Latince 'suffocare' kelimesinden, 'sub-' (alt) ve 'fauces' (boğaz) köklerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'boğazın altından boğmak'tır.

Boğazınıza bir şey 'tıkandığını' (stuffed) ve nefes almayı zorlaştırdığını hayal edin. 'suff-' sesi 'stuffed' kelimesine benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.