noun

supremacy

üstünlük, egemenlik, hakimiyet

The company established its supremacy in the market.

Şirket pazardaki üstünlüğünü kurdu.

They fought for naval supremacy.

Deniz üstünlüğü için savaştılar.

((over sb./sth.)) (~ üzerindeki) üstünlük The country fought for supremacy over the region.

((in sth.)) (~deki) üstünlük The team demonstrated their supremacy in the final match.

Eş anlamlılar: dominance, superiority; Zıt anlamlılar: inferiority, subordination

Latince 'super' (üstünde) kelimesinden gelen 'supremus' (en yüksek) kelimesinden türemiştir. '-acy' eki bir durumu veya niteliği belirtir.

Başkaları üzerinde 'üstünlüğe' sahip bir 'süper' adam düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.