noun

surplus

fazlalık, artık

The company has a large budget surplus this year.

Şirketin bu yıl büyük bir bütçe fazlası var.

We have a surplus of food after the party.

Partiden sonra yiyecek fazlamız var.

a surplus of ((sth.)) bir şeyin fazlası Bu yıl elma fazlamız var.

a budget/trade surplus bütçe/ticaret fazlası Ülke bir ticaret fazlası bildirdi.

Eş anlamlılar: excess, glut; Zıt anlamlılar: deficit, shortage

Eski Fransızca 'surplus' kelimesinden, 'sur-' (üzerinde) + 'plus' (daha fazla). Kelimenin tam anlamıyla 'fazladan'.

'Sir, plus more!' (Bayım, daha fazlası!) diye düşünün - ihtiyacınızdan daha fazlasına sahipsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.