verb

suspend

askıya almak, asmak, uzaklaştırmak

They decided to suspend the search overnight.

Aramayı gece boyunca askıya almaya karar verdiler.

The lamp was suspended from the ceiling.

Lamba tavandan sarkıtılmıştı.

He was suspended from school for fighting.

Kavga ettiği için okuldan uzaklaştırıldı.

((bir şeyi)) askıya almak Aramayı askıya almaya karar verdiler.

((bir şeyi)) ((bir yerden)) asmak Lamba tavandan sarkıtılmıştı.

((birini)) ((bir yerden)) uzaklaştırmak Okuldan uzaklaştırıldı.

Eş anlamlılar: postpone, delay, hang; Zıt anlamlılar: continue, resume

Latince 'suspendere' kelimesinden, 'sub-' (aşağıdan yukarı) + 'pendere' (asmak) köklerinden gelir, 'yukarı asmak' anlamına gelir.

Kablolarla 'asılan' bir asma köprüyü (suspension bridge) düşünün. Bir şeyi 'askıya almak', onu kelimenin tam anlamıyla veya mecazi olarak asılı bırakmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.